Eğitim-İş İzmir 7 No’lu Şube Başkanı Mustafa Gök, sendikanın yapmış olduğu basın toplantısında, hukuksuz olduğunu söylediği resen atamalara dikkat çekti.
Gök, kadrolu öğretmenlerin kendi istekleri dışında farklı ilçelere ve branş dışı alanlara gönderilmesinin, öğretmenlerin mesleki ve ailevi yaşamlarında ciddi olumsuzluklara yol açtığını dile getirdi.
Gök, norm fazlası gerekçesiyle yapılan bu atamaların öğretmenlerin haklarını ihlal ettiğini belirterek, Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) artık öğretmenleri koruyan bir kurum olmanın ötesine geçtiğini, aksine cezalandırıcı bir tutum sergilediğini ifade etti.
Bu durumun, Talim Terbiye Kurulu tarafından daraltılan alanlar, okul müdürlerinin seçmeli dersleri açmamaları ve güncellenmeyen normlar sonucu birçok branş öğretmeninin norm fazlası konumuna düşmesiyle ilgili olduğunu vurguladı.
Gök, aile bütünlüğünü tehdit eden uygulamalara da değindi. Örneğin, Foça’da görev yapan bir öğretmenin Kiraz’a resen atanmasının iki ilçe arasında 208 kilometre mesafe olduğu göz önüne alındığında ne denli sorunlu bir durum olduğunu aktardı.
Foça’dan Kınık ve Aliağa gibi uzak ilçelere yapılan atamalar da bu bağlamda örnek olarak gösterildi ve AKP’nin ‘Aile Yılı’ söyleminin gerçeklerle çeliştiği ifade edildi.
Ayrıca, Ağustos 2025’te yapılan atamalarda, mevzuatta yeri olmayan “ilçe grubu” uygulamasının devreye girmesiyle, birbirinden uzak ilçelerin aynı grup içinde gösterilmesinin öğretmenlerin ulaşımını zorlaştırarak mağduriyet yarattığına dikkat çekildi.
Eğitim-İş, bu uygulamalara karşı yargı yoluna başvurduklarını duyurdu.
Mustafa Gök, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun 6. maddesinin, il içinde tercih hakkı tanınmadan resen atama yapılamayacağını açıkça belirttiğini fakat Bakanlık tarafından bu maddenin göz ardı edildiğini aktardı.
Ayrıca, hâlâ yayımlanmayan yönetmelik sebebiyle sözleşmeli öğretmenler için geçerli olan kuralların kadrolu öğretmenlere uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu dile getirdi.
Gök, birçok öğretmenin alan ve kademesi dışında görevlendirildiğini belirterek, bunun eğitim kalitesini zedeleyip öğretmenlik mesleğinin uzmanlık yapısını hiçe saydığını ifade etti.
Lise düzeyindeki bir İngilizce öğretmeninin özel eğitim anaokuluna, tarih öğretmeninin ilkokula, Türk dili ve edebiyatı öğretmeninin ise destek eğitim birimlerine atanmasının bu durumu gözler önüne serdiğini söyledi.
Eğitim-İş, bu bağlamda bazı taleplerde bulundu.
Resen atamaların ve alan dışı görevlendirmelerin derhal durdurulması, norm fazlası durumların yeniden gözden geçirilip güncellenmelerin yapılması, aile bütünlüğünü bozan atama uygulamalarını sona erdirmek, öğretmenlerin insani ve mesleki haklarını korumak ve eğitim sistemindeki plansızlık ve keyfi kararların ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Toplantının sonunda Mustafa Gök, Eğitim-İş’in öğretmenlerin yanında olmayı sürdüreceğini belirterek, “Dün olduğu gibi bugün de öğretmenlerimizin yanındayız. MEB geri adım atana kadar tüm hukuki yolları kullanacağız” dedi.