Çalışma Bakanı’ndan kamu işçilerinin zam görüşmesiyle ilgili açıklama

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, “Kamu işçileriyle ilgili sürdürdüğümüz toplu iş sözleşmesi çerçeve protokolü çalışmamız başlamıştı. Deprem nedeniyle onu askıya aldık ama hiçbir hak kaybı olmayacak şekilde bunu da gerçekleştireceğiz” dedi.

Bilgin, Uluslararası Avrasya Metal İşçileri Federasyonu’nun (UAMİF) bir otelde düzenlenen 10. Olağan Genel Kurulu’na katıldı.

Kamu çalışanlarına, özellikle emekliliklerinde fayda sağlayacak 3600 ek gösterge düzenlemesiyle yeni haklar verdiklerini anımsatan Bilgin, sözleşmeli kamu personelinin de kadroya geçirildiğini kaydetti.

TÜRK-İŞ: TAŞERON İŞÇİLERİN KADRO BEKLENTİSİ SÜRÜYOR

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay da geçici işçilerin kadroya alınmasıyla ilgili yasal sürecin başlamasından memnuniyet duyduklarını söyledi.

Kapsam dışında kalan taşeron işçilerin kadro sorunun devam ettiğini belirten Atalay, “Çalışma hayatıyla ilgili taleplerimizin tamamına yakını halloldu. KİT’lerdeki taşeronlar ile kamuda kapsam dışında kalan taşeron işçilerin kadro beklentisi devam ediyor.” dedi.

‘TOPLUMUN % 60’IYIZ AMA MECLİS’TE 3 TANE İŞÇİ YOK’

İşçi, işsiz ve emeklilerin toplumun yaklaşık yüzde 60’ını oluşturduğuna dikkati çeken Atalay, “Türk-İş’in üye sayısı birçok partinin üye sayısında fazla ama kimse bize bir şey sormuyor. Bunun kabahati, işçiler olarak bizde. Biz sorunlarımızı çözmek için hep ağlayacak mıyız? Biz toplumun yüzde 60’ıyız ama Meclis’te üç tane işçi yok. Bunun kabahatlisi de biziz. Biz, emeğimizden yana olmak durumundayız. Biz bunu yapamazsak ağlamaya devam ederiz.”

KAVLAK: ÇÖZÜM ÖRGÜTLÜ MÜCADELE

Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak ise, işçi sınıfının sorunlarının çözümünün uluslararası birlik ve örgütlü mücadeleden geçtiğini belirterek, bunun için işçilerin ulusal ve uluslararası düzeyde birliğini güçlendirmesi gerektiğini söyledi.

Ekonomik kriz ve savaşların bedelini en fazla işçiler ve yoksul halk kesimlerinin ödediğini vurgulayan Kavlak, şöyle konuştu:

“Savaşların bedelini, emeğiyle geçinenler, işçiler, işsizler, yoksullar ağır bir biçimde ödüyor. O halde, artık bir gerçeği yüksek sesle dile getirmeliyiz; bir ülkede savaş varsa orada aş yoktur, iş yoktur, işçi yoktur, sendika, hak ve özgürlükler yoktur, insanca bir yaşam yoktur. İşte bu nedenle ülkemin kurucusu, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vurguladığı gibi hem kendi ülkelerimizde hem de tüm dünyada barışı savunmalıyız.” (AA)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir