İzmir’in Kurtuluşunda Gizli Kahraman: Fadıl Dokuzeylül
**İÇERİK:** Mısır ve Anadolu’nun tarihi süreçlerini derinlemesine etkileyen olaylara tanıklık eden Fadıl Dokuzeylül, İzmir’in işgal döneminde önemli bir rol üstlendi.
9 Eylül 1922’deki kurtuluş mücadelesinde, hem asker hem de sivillerden oluşan bir yer altı teşkilatının kilit isimlerinden biri haline geldi. Onun bıraktığı notlar ve anılar, bu yapılanmanın Birinci Dünya Savaşı sonlarına kadar uzandığını gösteriyor.
Fadıl Bey’in çalışmaları, “Dokuz Eylül’ün Bilinmeyen Kahramanları” başlıklı eserinde, o dönemdeki örgütlenmenin çok daha önce başladığını ortaya koyuyor. Bu eserde, mütareke döneminde kendisiyle birlikte mücadele eden on iki kahramanla ilgili bilgileri bulmak mümkün.
Metin, hayatta kalan ekip üyeleriyle yapılan görüşmelerle daha da zenginleşmiş. Fadıl Dokuzeylül’ün en çok üzerinde durduğu isimlerden biri, “Gavur Mümin” lakabı ile tanınan Mümin Aksoy.
Fadıl Bey, Aksoy’un hayatını detaylandıran yayınlanmamış bir biyografi çalışması üzerinde de duruyor. Ancak bu çalışma, Mümin Aksoy’un erken vefatı nedeniyle tamamlanamamış.
Fadıl’ın kaleme aldığı anılar “İzmir’e Dair Hatıralar” adı altında toplanmış. Bu eserdeki bazı notlar, ünlü yazar Samim Kocagöz’ün “Kalpaklılar” ve “Doludizgin” gibi eserlerinde de yer bulmuş. İzmir’in kurtuluş sürecinde, teşkilat içindeki önemli rollerinden dolayı Fadıl Dokuzeylül’ün etkisi büyüktü.
İşgal döneminde şehit düşen Hasan Tahsin’in yeni belgelerle gün yüzüne çıkan notları, İzmir’deki direnişin 1917’de başlamış olduğunu ortaya koyuyor. Teşkilatı Mahsusa, Anadolu’nun işgali öncesinde birçok bölgede direniş örgütleri kurmak için hassas bir çalışma yürüttü.
Hasan Tahsin, Bükreş’te düzenlenen bir suikastın ardından İzmir’e dönerek burada aktif görev aldı. İzmir ve Batı Anadolu’daki yapılanmalar, Hasan Tahsin’in liderliğinde geniş bir alana yayıldı.
Fadıl Dokuzeylül, 1890 yılında İzmir’de dünyaya geldi. Çocukluğu Beyrut’ta geçti ve burada Fransızca ile Arapça öğrendi. Daha sonra İzmir’e döndü ve askerliğini Çanakkale Cephesi’nde yaptı. Bu süreçte, istihbarat ve haber alma işlerindeki yetenekleri ile dikkat çekti.
Mütareke döneminde İzmir Gümrük Müdürlüğü’nde çalışmaya başlayan Fadıl Bey, buradaki arkadaşlarıyla birlikte gizli bir teşkilatın parçası oldu.
İşgal sırasında Rahmetullah Efendi ile birlikte Yunan kuvvetleriyle yürütülen müzakerelerde tercümanlık yaptı. Fadıl’ın Rumca üzerindeki hakimiyeti ve sanatsal yetenekleri, onun görevlerini başarıyla yerine getirmesinde büyük katkı sağladı.
Anılarında, Yunan karargâhında Türk ve Yunan kuvvetlerinin yerlerini gösteren haritalara eriştiğini ve bunları tekrar çizip arkadaşlarına aktardığını yazdı.
Kurtuluş mücadelesinin ardından, Fadıl Dokuzeylül Cumhuriyet’in kuruluşuna da önemli katkılarda bulundu. 1929’daki Harf Devrimi sonrasında, okuma yazma kurslarında öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. Soyadı kanunu çıktığında, kendisi “Dokuzeylül” soyadını alarak bu tarihi anı ölümsüzleştirdi.
1979 yılına kadar hayatta kalan Fadıl Bey, 9 Eylül kutlamalarında her zaman ön saflarda yer aldı. Torunu Şükrü Kocagöz, dedesinin bu bayramlardaki coşkusunu ve kutlamalara olan katılımını anılarıyla bizlere aktarıyor.
Onun, işgal günlerindeki cesareti ve milli duyguları, İzmir’in tarihinde unutulmaz bir yer edindi. Fadıl Dokuzeylül, yalnızca bir kahraman değil, aynı zamanda İzmir’in bağımsızlığının simgelerinden biriydi.