6 Eylül 2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, Genel Sağlık-İş tarafından eleştirildi.
Sendika, yeni düzenlemelerin önceki yönetmelikle büyük ölçüde aynı olduğunu belirterek, bu durumu sahanın ihtiyaçlarını karşılama noktasında yetersiz bulduğunu ifade etti.
Genel Sağlık-İş, yönetmelikteki maddeleri tek tek değerlendirdi. İlk olarak, 6. maddenin 3. fıkrasındaki değişiklik dikkat çekti.
Daha önce, vali sözleşme yapma yetkisini il sağlık müdürüne devredebilme yetkisine sahipken, yeni düzenleme ile bu yetki Bakanlığın onayıyla il sağlık müdürüne verildi. Bu durum, daha önce açılan bir davayla durdurulan düzenlemenin yeniden getirilmiş olması anlamına geliyor.
Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının sözleşme yenileme kriterleri de eleştirilen bir başka madde oldu. Sendika, yeni yönetmelikte eklenen “Ek-5” tablosundaki kriterlerin hukuka ve usule aykırı olduğunu savundu.
Bunun yanı sıra, görevden uzaklaştırma süresinin uzatılmasına yönelik değişiklikler de dikkat çekti. Geçmişte yürütmesi durdurulan bir düzenlemeden sonra, süre uzatımına ilişkin yeni bir düzenleme yapılması, sendika tarafından eleştirildi.
18. maddenin çeşitli alt bentlerindeki değişiklikler de Genel Sağlık-İş’in gündeminde önemli bir yer tuttu. Örneğin, belirli nüfus gruplarına uygulanan katsayılar üzerindeki değişiklikler ve teşvik ödemeleriyle ilgili yeni düzenlemeler, sendikanın endişelerini artırdı.
Bu kapsamda, aile hekimliği hizmetlerinden memnuniyet kriterlerine dayanan teşvik ödemeleri de yeniden formüle edildi.
Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, yapılan değişikliklerin aile hekimliği sistemindeki tüm sağlık emekçileri açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını söyledi.
Uğur, bu değişikliklerin sahadaki gerçek ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğunu vurguladı ve son iki yılda yönetmelikte toplam dört kez değişiklik yapıldığını belirtti.
Sendika, hukuka aykırı gördükleri tüm düzenlemeler için Danıştay’da dava açtıklarını, bu sürecin devam edeceğini ifade etti. 06.09.2025 tarihli yönetmeliğe karşı açılan dava, sendikanın bu konudaki kararlılığını ortaya koyuyor.